OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest <p>OMUJEST (ISSN:2791-8858) yılda 4 sayı olmak üzere Bilgisayar, Çevre, Elektrik-Elektronik, Endüstri, Gıda, İnşaat, Jeofizik, Jeoloji, Kimya, Makine, Harita ve Malzeme Mühendisliği Alanlarından özgün çalışmaları yayımlayan uluslararası hakemli bir dergidir. Uluslararası özgünlüğü bulunan tam metin araştırma makaleleri Türkçe ve İngilizce olarak, derleme makaleleri ise sadece İngilizce olarak kabul edilmektedir. </p> <p>Dergiye sunulmuş olan makaleler Editörlük tarafından öncelikli olarak incelenerek ilgili olduğu mühendislik alanına göre ilgili alan editörlüğüne iletilmektedir.<br />Yeni teknolojiler ve metotlar, mevcut prosedürlerdeki iyileştirmeler, yeni uygulama sahaları ve buna benzer bilime yenilik getiren çalışmalar öncelikli olarak kabul görmektedir. Anket sonucu, vaka (tıbbi ve biyolojik) incelemesi, teknik rapor, alışılagelmiş mühendislik çalışmaları ve istatistiksel çalışmalar kabul edilmemektedir.<br />Tüm makale gönderme ve değerlendirme işlemleri çevrimiçi olarak <a href="https://ojs.omu.edu.tr/jest/">https://ojs.omu.edu.tr/jest/</a> adresinden yapılmaktadır.</p> tr-TR jest@omu.edu.tr (OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi) onur.yontar@omu.edu.tr (Onur Yontar) Tue, 05 Apr 2022 14:43:28 +0300 OJS 3.3.0.3 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 ATEŞLİ SİLAHLARDA MERMİ ÇAPININ AKIŞ ALANINA ETKİSİNİN NÜMERİK İNCELENMESİ https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/50 <p>Temel olarak bir silahtan istenen yıkıcı bir etki göstermesidir. Ancak yıkım etkisi arttırılmak istendiğinde geri tepme kuvveti de artmakta ve bu durum incelenmesi gereken bir konu olarak güncelliğini korumaktadır. Ateşli silahta geri tepme kuvvetini oluşturan etki mermi kovanında bulunan barutun yanmasına bağlı olarak ortaya çıkan yüksek basınçlı gazdan kaynaklanmaktadır. Yüksek basıncın etkisiyle harekete geçen merminin etrafındaki akış alanının tahmin edilmesi bu anlamda oldukça önem arz etmektedir. Ancak bu durumun tahmin edilmesi oldukça karmaşık bir iştir. Karmaşıklıklar, yüzey geometrisi, türbülans, hesaplama alanındaki zaman değişikliği, sıkıştırılabilirlik, gaz denklemleri gibi çok sayıda faktörün varlığından kaynaklanmaktadır. Akış bölgesine doğrudan etkisi olan faktörlerden birisi de mermi geometrisidir. Bu çalışma kapsamında, mermi çapının akış alanı üzerindeki etkisi nümerik olarak incelenmiştir. Nümerik modellemede Fluent paket programı kullanılmıştır. Yapılan hesaplamalar iki boyutlu eksenel simetrik, zaman bağlı şartlarda gerçekleştirilmiştir. Hesaplamalar sonucunda mermi etrafında oluşan basınç dağılımı, namlu ekseninden farklı konum boyunca çizilmiş ve bu konumlarda farklı zaman değerleri için basınç değerleri gösterilmiştir. Ayrıca, farklı konumlarda farklı mermi çaplarına ait modellerde meydana gelen hız dağılımları da incelenmiştir.</p> Seyda Özbektaş- Bilal Sungur Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/50 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 FARKLI GÖZENEK BOYUTUNA VE MİKTARINA SAHİP HİDROKSİAPATİT KEMİK GREFTLERİNİN MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/22 <p>Bu çalışmada biyomedikal uygulamalar için mikro-gözenek boyutunda hidroksiapatit (HAP) granül boncuklar üretilmiştir. Hidroksiapatit boncukların gözenek boyutları ve miktarları kontrollü bir şekilde yapılmıştır. İki farklı çapta (180-300 µm) organik gözenek yapıcı polimerik boncuklar (Polisitren, PS) gözenek yapıcı olarak kullanılmıştır. Ayrıca farklı miktarlarda (%5, 10 ve 20) porozite olmak üzere 6 farklı fiziksel özellikte HAP boncuklar üretilmiştir. Farklı gözenek boyutunda ve miktarında olan HAP boncukların yoğunlukları Arşimet yöntemiyle, mikro yapı analizleri Taramalı Elektron Mikroskobuyla (SEM), faz analizi XRD ile mekanik özellikleri ise basma test yapılarak incelenmiştir.</p> Ayşe Gül TOKTAŞ- Mert GÜL- Nusret KÖSE- Aydın DOĞAN Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/22 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 ŞİŞEN ZEMİN ÖZELLİKLERİNİN ATIK MALZEMELER İLE İYİLEŞTİRİLMESİ https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/43 <p>Şişen zeminler, suyla temas ettiklerinde hacimlerinde büyük değişiklik gösteren zeminlerdir. Bu yüzden bazı geoteknik ve yapısal sorunlara sebep olmaktadır. Bu zeminleri stabilize etmek için birçok yöntem kullanılmaktadır. Son yıllarda ise bu alanda katkı maddeleri yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bu katkı malzemeleri içinde özellikle çevre dostu atık malzemelerin kullanımı büyük önem kazanmıştır.Bu çalışmada yüksek plastisiteli kil zemini stabilize etmek için atık malzeme olarak mobilya atığı kullanılmıştır. Atık malzeme zemine, ağırlıkça % 2,5, %5 ve %7,5 oranında katılarak numuneler hazırlanmıştır. Numuneler üzerinde kıvam limitlerini belirlemek için Atterberg limitleri deneyleri, optimum su muhtevalarını ve maksimum kuru birim hacim ağırlık değerlerini belirlemek için Proktor deneyi ve şişme potansiyellerini belirleyebilmek için konsolidasyon deneyi yapılmıştır. Konsolidasyon deneyi, ASTM D 4546 standardının A yöntemine göre gerçekleştirilmiştir ve deney numuneleri optimum su muhtevasına göre hazırlanıp deneye tabii tutulmuştur. En etkili iyileştirme %5 atık malzeme içeren numunede sağlanmıştır.</p> ELİF ESRA BAŞTAN- Gökhan Demir Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/43 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 1010 ÇELİĞİ ÜZERİNE ELEKTROSPREY YÖNTEMİ İLE KAPLANAN NANO-ALÜMİNA KAPLAMALARIN AŞINMA DAVRANIŞI https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/32 <p>Genellikle AISI 1010 çeliği gibi %0, 2 den düşük karbona sahip çelik türleri yapı malzemesi olarak birçok endüstride levha ve profil gibi elemanlar da kullanılmaktadır. Metal malzemelerin korozyon ve aşınma hassasiyeti nedeni ile son yıllarda sert seramik malzemeler ile kaplanarak servis ömürlerinin uzatılması önem arz etmektedir. Bu kaplamalar sayesinde çizilme, aşınma vb., dirençleri arttırılarak daha uzun ömürlü kaplanmış çelik ürünlerin de üretilmesine olanak sağlanmaktadır. Bu çalışmada aşınma direncini arttırmak için altlık malzemesi olarak kullanılan AISI 1010 çeliğine elektro sprey biriktirme yöntemi (ESD) kullanılarak nano-alümina kaplama işlemi yapılmıştır. Kaplama işlemi sonrasında yaklaşık 1000 °C sıcaklıkta 3 saat sinterlenen nano-alümina kaplanmış çelik numuneler scratch (çizilme) testine tabi tutulmuştur. 2, 5, 7, 10 N yükler altında 3D yazıcıya monte edilen uçlarla yapılan çizilme testinde 7N yük altında gözle görülebilir bir deformasyona rastlanmamıştır. Bununla beraber yapılan farklı kaplama parametreleri sonucunda oluşan çizik derinlikleri değerlendirilerek optimum kaplama parametresi değerleri 25 kV 0,8 ml/dk olarak tespit edilmiştir. 19.3 kV ve 0,5 ml/dk parametlerinde yapılan kaplama sonucunda sinterleme işlemi sırasında oluşan çatlaklar incelenmiştir ve bu kaplama parametrelerinde 1000 °C sıcaklığa 50 dk’ dan daha uzun bir süre çıkılabildiğinde, çatlakların önlenebileceği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, kaplama işlemine bağlı olarak kaplanmış çelik altlık numunesinde aşınma direncinin arttığı ve düşük parametreli kaplamalara oranla 4 kattan daha az aşınma derinliği oluştuğu tespit edilmiştir.</p> Sinem Çevik- Tuğba MUTUK- Eren Tiryaki Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/32 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 YEŞİL ÖLÇÜM GÖSTERGELERİ KAPSAMINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜNİVERSİTE MODELİNİN PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/49 <p>Gününmüzde dünyanın geldiği son duruma bakıldığında doğal kaynakların sınırlı olması ve toplum gereksinimlerini karşılamada yakın gelecekte yetersiz kalma tehlikesi, doğal kaynakların etkin kullanılmasını ve yönetimini zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda üniversitelerin sahip olduğu nüfus ve gerçekleştirdikleri pek çok faaliyet ile çevreye doğrudan ya da dolaylı olarak birçok&nbsp; yükü de beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir gelişme hedeflerine ulaşmada katkı sağlayan paydaşlardan biri olan üniversiteler&nbsp; çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlar karşısında birçok sorumluluk üstlenmektedir. Sürdürülebilir üniversite kampüsleri, enerji tüketimi ve emisyonların azaltılması, atık yönetimi, su yönetimi, yeşil ulaşım gibi alanların iyileştirilmesinde kampüs içinde ve dışında farklı birimlerin birlikte çalışmasında, teknoloji üretiminde sürdürülebilir yöntemlerin kullanılmasında önemli rol oynamaktadırlar. Bu çalışmada, sürdürülebilir yeşil üniversite kampüsleri çerçevesinde ölçüt alınan yeşil ölçüm göstergeleri bazında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) kampüsü incelenmiştir. Kampüs uluslararası GreenMetric göstergelerinin altı ana başlığı (altyapı ve yerleşim, enerji ve iklim değişikliği, atık, su, ulaşım ile eğitim) altında değerlendirilmiştir. Çevresel göstergeler dikkate alınarak kampüsteki mevcut durumun geçmişten bugüne gösterdiği değişimlerin &nbsp;olumlu ve eksiklik gözlenen yönleri belirlenmiştir. Üniversitenin göstergeler yönüyle 2021 yılı değerlendirme sonuçlarının yüzdesel dağılımlarında en düşük paya sahip alanın % 17.86 ile enerji ve iklim değişikliği olduğu gözlemlenmiştir. Bu sıralamayı % 44.44 ile ulaşım, % 55 ile su, % 66.67 ile eğitim, % 70.83 ile atık ve % 76.67 ile altyapı ve yerleşim izlemiştir.</p> <p>&nbsp;</p> Yüksel Ardalı- Özge Köksal Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/49 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 TÜRKİYE’DEKİ ÇEVRESEL GÖSTERGELERİN İSTATİSTİKSEL AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/48 <p>Son yüzyılda, çevresel bozulmaya neden olan etmenlerden biri olan insan popülasyonunda endişe verici derecede artış olmaktadır.&nbsp; Özellikle, nüfus artışı ile birlikte çevrede ortaya çıkan zararlı ve toksik kirleticiler küresel endişeleri uyandırmış ve çevre kirliliğini azaltmak ve insan sağlığını korumak için gerekli küresel çabaların sürdürülmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmada ile, Türkiye’deki çevresel gösterge parametrelerinin yıllara ve nüfusa göre incelenmesi amaçlanmıştır. İlk aşamada, son on yılda belediyelerde içme suyu&nbsp;şebekesi&nbsp;için&nbsp;çekilen&nbsp;toplam&nbsp;su, deşarj edilen atık su miktarı, toplanan atık miktarı, elektrik tüketimi ve sera gazı emisyon miktarları elde edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde,&nbsp; içme suyu arıtma tesisi sayısında yıllara göre artış olduğu, alıcı ortamlara deşarj edilen atık su miktarının 2020 yılında %27 arttığı, &nbsp;toplanan atık miktarı ve düzenli depolama tesisine gönderilen atık miktarının en yüksek değerine 2020 yılında ulaştığı görülmüştür. İkinci aşamada ise, istatistiksel çalışma gerçekleştirilmiş ve Türkiye nüfusu ile çevresel göstergeler arasındaki ilişki,&nbsp; Spearman korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Türkiye nüfusu ile toplam elektrik tüketimi ve sera gazı emisyonu arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki görülmüştür. Türkiye nüfusu ile toplanan belediye atık miktarı, deşarj edilen atık su miktarı ve içme&nbsp;ve&nbsp;kullanma&nbsp;suyu&nbsp;şebekesi&nbsp;için&nbsp;çekilen&nbsp;toplam&nbsp;su miktarı arasında tam korelasyon izlenmiştir</p> HÜLYA AYKAÇ ÖZEN Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/48 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300 SHORELINE EXTRACTION AND CHANGE ANALYSIS USING REMOTE SENSING AND GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM: CASE OF LAKE TANA, ETHIOPIA https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/33 <p>Delineation, extraction, and analyzing the change of shorelines of water bodies, such as rivers, sea, and lakes, from remote sensing images, is a critical task for a variety of applications, including coastal erosion monitoring, coastal zone management, watershed definition, flood prediction, and water resource evaluation. Because the change of coastal area is dynamic change due to natural and manmade effects. This study has been done to extract and change analysis of the shoreline for the years 2000, 2010, and 2021. GIS and remote sensing were used for data processing like satellite images (atmospheric correction, radiometric correction, and image enhancement), analyzing, and presenting. The processed image was further analyzed using the Landsat toolbox and DSAS v5 toolbox to extract the shoreline based on Normalized Difference Vegetation Index (NDVI), Greenness, Wetness and Brightness parameters within the study area, and analysis of the change of the shoreline based on the baseline to use as a reference to generate Transects and shoreline parameters respectively. Linear Regression Rate, End Point Rate, and Net Shoreline Movement have been used to analyze the change of the shoreline for lake Tana. Based on the result produced using GIS and remote sensing techniques can be helpful for the coastal zone planning, management, and monitoring of the coastal areafor Lake Tana.</p> Zelalem Getachew Ayalke- Faik Ahmet SESLİ Telif Hakkı (c) 2022 OMÜ Mühendislik Bilimleri ve Teknolojisi Dergisi https://ojs.omu.edu.tr/jest/article/view/33 Thu, 31 Mar 2022 00:00:00 +0300